İzmir Büyükşehir Belediyesi, sivrisineklerin en yoğun üreme alanlarından biri olan inşaat sahalarında düzenli denetim yapıyor. Temel kazılarından asansör boşluklarına kadar su biriken tüm noktalarda biyolojik larva mücadelesi yürütülerek, tek bir şantiyeden başlayabilecek yoğun üremenin mahallelere yayılması önleniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, sivrisineklerin en yoğun üreme alanlarından biri olan inşaat sahalarında düzenli denetim yapıyor. Temel kazılarından asansör boşluklarına kadar su biriken tüm noktalarda biyolojik larva mücadelesi yürütülerek, tek bir şantiyeden başlayabilecek yoğun üremenin mahallelere yayılması önleniyor.
İZMİR (İGFA) - Yaz aylarında sivrisineklerle mücadele yalnızca dere kenarlarında, sulak alanlarda ya da parklarda yürütülmüyor. Gerekli önlemler alınmadığında kentteki her inşaat sahası da binlerce sivrisineğin ürediği bir alana dönüşebiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların çoğu zaman fark etmediği bu riski önlemek amacıyla aktif ve atıl durumdaki inşaatları düzenli olarak denetliyor. Asansör boşluklarından temel kazılarına, yağmur suyuyla dolan varillerden taban suyunun biriktiği bodrum katlarına kadar tüm alanlar tek tek kontrol edilerek biyolojik larva mücadelesi yürütülüyor.

İnşaatlardaki üreme mahalleleri etkileyebiliyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Kimyager Esranur Kaya, sıcaklıkların artmasıyla birlikte sivrisineklerin çok daha kısa sürede çoğaldığını belirterek, “Yaz aylarında yumurtadan ergin sivrisineğe dönüşme süresi 7 ila 10 güne kadar düşüyor. Bir haftalık kontrol periyodunun bile aksaması, çok yoğun bir üremeye neden olabiliyor. Kent genelinde biyolojik yöntemlerle sivrisinek ve haşereye karşı periyodik mücadele devam ederken, inşaat alanlarını da mercek altına alıyoruz. Burada yalnızca vatandaş ihbarı ile hareket etmiyoruz. İzmir’in 30 ilçesinde inşaat alanlarını düzenli olarak denetliyoruz” dedi. Sivrisineklerin yalnızca küçük su birikintilerinde değil, inşaatların görünmeyen bölümlerinde de hızla çoğalabildiğine dikkat çeken Kaya, temel kazıları, eksi katlar ve asansör boşluklarının en önemli risk alanları olduğunu söyledi. Kaya, “İnşaat sahalarında taban suyu ve yağmur suyunun oluşturduğu geniş su birikintileriyle karşılaşıyoruz. Özellikle eksi ikinci ve eksi üçüncü katlarda biriken sular, binlerce larvanın gelişebileceği alanlara dönüşüyor. Bazen tek bir inşaat alanındaki üreme, çevresindeki bir mahalleyi etkileyecek yoğunluğa ulaşabiliyor” diye konuştu.
Bir varil bile binlerce sivrisinek üretebiliyor
Kaya, şantiyelerde bırakılan varil, bidon, harç kabı ve el arabası gibi malzemelerde biriken yağmur sularının sivrisineğin üremesine yol açabileceğini belirterek, “Bu alanların kapatılması veya temizlenmesinin şantiye yönetimlerinin sorumluluğunda. Gerekli durumlarda biz de müdahale ederek suyun tahliye edilmesini ve risk oluşturan malzemelerin kaldırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Karanlıkta, çivilerin arasında ilaçlama
İnşaat sahalarının zorlu çalışma alanları olduğunu vurgulayan Kaya, “Taban suyunun biriktiği eksi katlarda ekiplerimiz projektör ve el fenerleriyle çalışıyor. Demir, çivi ve molozlar arasında riskli koşullara rağmen gerekli önlemleri alarak, büyük bir dikkatle sivrisinek üremesini önlemek için biyolojik larva mücadelesini sürdürüyoruz” dedi. Sivrisinek mücadelesinde şantiye yönetimlerinin de sorumluluk alması gerektiğini hatırlatan Kaya, biriken suların tahliye edilmesi, su tutabilecek malzemelerin kaldırılması ve alanların düzenli kontrol edilmesinin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.





















