Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı yaptığı açıklamada futbol tecrübelerinden bahsederek "Türk futbolunun her kademesinde çalıştığını vurgulayarak, "Kısa bir hatırlatmayla geçmişe dönecek olursak, 20 yıl Türk futbolunun her kademesinde çalıştım. Profesyonelliğe yardımcı antrenörlükle başladım. Sonra altyapı teknik sorumlulukları yaptım. İkinci ligde bir takımla şampiyonluk yaşadım. Milli takımlar seviyesinde genç milli takımları ve A Milli Takımı gördüm."dedi.
Futbol hayatında çok önemli deneyimler kazandığının altını çizen Avcı "İletişim, bilgi, dönüşüm, teknoloji ve AR- GE. Bunların hepsini aslında sırayla sayabiliriz. Bugün futbol artık durduğu yerde durmuyor. Hızla değişiyor ve dönüşüyor. Bunu çok yakinen takip etmek gerekiyor. Dünyanın da gittiği nokta bu. Bizim için önemli olan bir teknik adamda, bir liderde olması gereken ’iletişim’, iletişimle birlikte sevk ve idareye döndü bu iş. Hem kulübün işi hem medyası, taraftarı, yöneticisi ile iletişim çok ön plana çıktı. Bunun yanında dönüşüm ve değişimi hiçbir zaman kaybetmeden devam etmek gerek" ifadelerini kullandı.
"Özellikle Ahmet Suat Özyazıcı ve arkasından Özkan Sümer bence Trabzonspor tarihinin başlangıcında ve bugünlere gelmesindeki anahtar isimler" diyen başarılı teknik adam, cümlelerini şöyle sürdürdü:
"Şenol hoca benim hocam. Bu camianın hem futbolculuğu hem antrenörlüğündeki sembol isimlerinden bir tanesi. Onun dışında ben Ali Kemal Denizci’yle de teknik adam ve futbolcu olarak çalıştım. Ziya Doğan’la da teknik adam olarak çalıştım. Metin hoca Allah rahmet eylesin antrenörlüğe başladığımda da futbolculuğumda da hep beraber bulundum. Bu isimlerin hepsi Türk futboluna önemli katkılar sağladı. Bugün Türk futbolunun sürecine, antrenörlüğün nereye geldiğine dönecek olursak onlar bilginin çok kısıtlı olduğu dönemlerde çok önemli işler yaptılar. Bazen seminerlere katılıyorum. Antrenörler seminerlerinde benden sunum yapmamı istediklerinde Özkan hocayı hala oralarda bilgi alabilmek için geldiğini görüyorum. Bu çok önemli bir şey. O isimler Türk futboluna ve Trabzonspor’a çok önemli pencereler açmışlar. Bunların hepsinden bir şeyler öğrendik ama Abdullah Avcı’nın kendi bir tarzı, yapısı, oyun felsefesi, bilgisi ve kendini geliştirmesi var. Antrenörlükte 2000’lerin başlarında TFF’nin kurslarını gördük sonrasında da UEFA’nın müfredatlarını gördük. Ondan sonraki süreç hızla değişiyor ve dönüşüyor. Bunun içinde kalanlar ve doğru uygulayanlar var. Antrenörlük anlamında da baktığında planların organizasyonları uygulayanlar var. Tabii tamamen hepsinin değiştiğini söyleyemeyiz ama parça parça değişen antrenör kimlikleri, oyun organizasyonları ve liderlerin yavaş yavaş değişime gittiğini görüyoruz."





















