Künye
Menü
Türkiye Ateş Çemberinde! | M. Sarıalioğlu
M. Sarıalioğlu

takahaber61@gmail.com

Türkiye Ateş Çemberinde!

Hemen üç beş metre uzağında şiddetle patlayan bombanın sesi kulaklarında hala çınlıyordu.
Hiçbir şey duyamıyordu. Bacakları uyuşuktu. Kan kalçasından boşalırcasına akıyordu. Hemen
parkesini çıkardı. Şarapnel parçalarının sapladığı bölgeyi sarmalıydı. Acı hissetmiyordu.
Belki o da bağırıyordu ama kendi sesini bile duyamıyordu. Ortalık toz dumandı. Sessizlik her
tarafı kaplamıştı. Parkesini kocaman bir topuz yapıp yarasının üzerine bastı. Sarsıcı ve derin
bir ağrı hissetti. Artık uyuşmayı atmaya başlamıştı. Parkenin kollarıyla kalçasına düğüm attı.
İyice sıktı. Kanı donmalı ve durmalıydı. Ayağa kalkamıyordu. Düşman önce siperleri
bombalamış sonra gelip tek tek sağ kalanları öldürüyordu. Yavaş yavaş etraftaki bağırışlar ve
can çekişmeler kulağına çalınmaya başladı. Hemen yan siperden silah sesleri de gelmeye
başlamıştı. Düşman askerleri siperleri tek tek gezip yararlıları öldürüyor olmalıydı. En
yakınında, kafasına darbe almış ve çoktan şehit ölmüş Abdullah Çavuş’u fark etti. Hızla
yanına süründü. Gövdesini yaralı kalçasının üzerine çekti. Dağılmış kafasını kendi kafasının
üstüne yerleştirdi. Yüzünden donmuş kan pıhtılarını avuçladı ve kendi kafasına iyice sürdü.
Abdullah Çavuş ile birlikte şehit olmuş gibi yatıyordu. Ağzını ve burnunu nefes aldığı
anlaşılmasın diye toprağa çevirdi. Öylece beklemeye başladı. Düşman askerleri geldiğinde,
bir ihtimal bunlar ölmüş diye düşünecek ve bizimki de kurtulacaktı.
Ölü taklidi yapmalıydı. Başka çaresi yoktu. Ayağa kalkamıyordu ve yaşadığı fark edildiği an
şehit edilecekti. Tek başına olsaydı şehitliğe seve seve razı olurdu ama o basit bir devlet
değildi. Anadolu’yu elinde tutan, oradaki insanların tek umudu bir ülkeydi. Hatta ümmetin
geleceğiydi. Ölü taklidi yapmak, yıllarca beklemek ve doğru zamanda, önce sürünerek sonra
da ayağa kalkarak hayatına devam etmek zorundaydı. Müslümanlar ve Türkler onun yolunu
gözlüyordu. Afrika’nın çöllerinde günlük suyunu bile zor bulan o güzel siyah adam, her sabah
ufka onun hayaliyle bakıyordu.


Evet Değerli Haberin Takası Okuyucuları,
Size Türkiye Cumhuriyetinden bahsediyorum. Türkiye hayatta kalmak, yaralarını sarmak ve
iyileşip ayağa kalkabilmek için yıllarca ölü taklidi yaptı. Tam yüz yıl böyle geçti. Şimdi ayağa
kalkıp kendini kabul ettirmek, saygınlık kazanmak ve dikkate alınmak zamanı.
Bugünlerde Türkiye’ye şöyle bir baktığımızda; toparlanmış ve gücünün farkına varmış bir
aslan görüyoruz. Yaşadığını ve dünya var oldukça yaşayacağını herkese ilan eden bir aslan.
Ama etrafı ateş çemberi. Yamyamlar ateşlerini yakmış Rahmetli Erbakan’ın tabiriyle “gulu
gulu dansı” yapıyor. Türkiye’nin etrafında 6 ayrı ateş yakılmış. Her biri o kadar büyük ki
birleşip bir çembere dönüşmüşler. Türkiye 6 cephede aynı anda çarpışıyor. Suriye Cephesi,
Avrasya-Çin Cephesi, Doğu Akdeniz Cephesi, Irak Cephesi, Libya Cephesi ve Batı Cephesi.
 

SURİYE CEPHESİ
Bir ateş Türkiye’nin Güneyinde. Suriye’de. Türkiye topraklarında umudunu kaybetmiş
bahtsızlar, Amerika ve İsrail ile işbirliği yaparak Suriye’nin kuzey bölgelerinde devlet
kurmanın peşine düşmüş. Türkiye pozisyonunu almış. Eğer Suriye’nin kuzeyinde bir oluşuma
izin verilirse birinci aşamada bunu engelleyecek. Ama engelleyemezse güvenli bölge olarak
belirlediği alanlarda kendi özerk yapısını ilan edecek. Hatta ben bunun ismini bile koydum.
“Türkmen-Arap Özerk Cumhuriyeti” Kendisini dünyanın yeni kralı zanneden Biden’ın
Kürtleri kullanıp devlet bahşetme bahanesiyle petrol bölgelerine çökme planına karşı,
Türkiye’nin planı da kendi özerk cumhuriyetini ilan etmek. Önümüzdeki dönem, burada baskı

ve önemli gelişmelerin yaşanacağı bir döneme benziyor. Burada Türkiye’nin önünde radikal
bir formül daha var: Suriye ve Rusya ile anlaşıp İran’ı da razı ederek hep birlikte ABD’nin
Kurt Devleti senaryosunu toptan çökertmek. Bu zor bir denklem ama zor oyunu bozar derler.
Eğer ABD Türkiye’ye saygı göstermez ve umursamaz davranırsa, bölgeden toptan
kovulabilir. Şu anda burada bir statüko sağlanmış. Ateş aheste aheste yanıyor. Ama
harlandığında, aslan ne yapacak? Şimdiden hazırlıklarını yapmalı.
 

IRAK CEPHESİ
Irak cephesinin hikâyesi en eski hikâyelerden biri. Eski bir ateş yeniden odunlarla beslenmiş
ve harlanmış. Bu cephede karşımıza Amerika ile birlikte İngiltere de çıkıyor. İngilizlerle
anlaşmanın peşindeyiz. Oradaki Barzani yönetimini kabullenmiş durumdayız. Hatta diğer
gruplarla ilişkilerini kontrol etmek için ve PKK ile irtibatlarını kesmek için yardımlar bile
yapıyoruz. Irak Hükümeti, Erbil Yönetimi ve Türkiye mevcut statükoyu korumak ve
PKK’dan buradaki insanları uzak tutmak konusunda hemfikir.
 

LİBYA CEPHESİ
İstim üstünde bir cephe. Deniz yetki anlaşmamızı koruduk. Hükümeti ayakta tuttuk. Belli bir
statüko oluşturduk. Şimdi herkes Libya’da birbirini kolluyor. Bir taraf hareket etse ortalık
tekrar yangın yerine dönecek. Amerika bu hafta, Türkiye’nin ve Rusya’nın askerlerini
çekmesini istedi. Uyanık savaşmadan kazanmak istiyor. Orada şu anda barışı ayakta tutanlar,
savaşa hazır bekleyen askerler zaten. Onlar çekildiğinde kaos geri gelir ve Fransa, İtalya ve
ABD birleşerek yeni bir hakimiyet senaryosuna girerler. Batı’nın bu muhtemel ittifakına
karşı, en kolay yöntem Türkiye ile Rusya’nın anlaşıp Libya’da kalıcı sistemi kurmasıdır.
Böylece ABD ve Fransa devre dışı kalacaktır. Hatta Türkiye ve Rusya anlaşması İtalya ve
İspanya’yı da yanına aldığında Almanya’yı da çektiklerini görebilir. Kısacası Libya’da eller
tetikte. Barışın Türkiye ve Rusya. ABD’nin Biden ile müdahale sinyali vermesi Türkiye’yi
sıkıntıya sokacak bir gelişmedir.
 

AVRASYA-ÇİN CEPHESİ
Türkiye’nin Rusya ve Çin ile siyasi ve ekonomik yakınlık kurmaya başlaması ABD’ye karşı
çok büyük bir hamle. ABD bu hamleye tepki verdi.. Biden yönetimi bu hafta “Türkiye ve Çin
Kaygısı” ifadesini zikretti. Türkiye’nin Ermenistan’dan da yol açarak tüm Avrasya’ya
açılması ve Çin’in Batı’ya açılacak ticari ve yatırım kapısı haline dönüşmesi ABD’yi
çıldırtıyor. Biden radikal adımlar atabilir.
Çin’i hedefine koyan Biden Yönetimi, önce daha kolay lokma göreceği Türkiye’yi tekrar
hegemonyasına almak isteyecektir. Önümüzdeki dönemde iktidar için en büyük tehdit budur.
Türkiye’de yönetimi güdümüne alacak bir Amerika için Çin çok daha kolay bir lokma
olacaktır.
 

DOĞU AKDENİZ CEPHESİ
Ah Yunanistan ah. Akılsız ve küçük olman ya da salağa yatıp Avrupa ve Amerika’dan
geçinmen Türkiye’ye hep tehdit oluşturuyor. Aslanın etrafında hiç sönmeyen en büyük
ateşsin. Yunanistan ve Ermenistan Türkiye’nin yumuşak karnı. Çünkü insanları bizimle aynı
kültür ve coğrafyadan ama devletleri hegemonya altında. Kurtuluş Savaşına benzer bir
şekilde, başımıza kurşunu sıkmak üzere yollanan o bahtsız asker Yunanistan. Yine Batı’nın
kuklası olmuş üzerimize geliyor. Geri adım atmazsak, ortamı yumuşatmazsak ABD yanına

hem Avrupa’yı hem Rusya’yı hem de İngiltere’yi alacak. Doğu Akdeniz’de gerilim devam
ederse yedi düvel yine karşımızda olacak. Birlik olup tek yürek kükremeliyiz. Biz ise içerde
kavga peşindeyiz. Geçimini bahane edip cepheden kaçanlar Kurtuluş Savaşında da olmuştu
diyor ve bu acı manzarayı daha fazla uzatmak istemiyorum.
 

BATI CEPHESİ
Yeni Amerikan Yönetimi tüm bu cepheleri analiz ettiğinde tek çözüme ulaşıyor. Türkiye’de
iktidarı bir an önce değiştirmek ve kendisinin isteklerini harfiyen yapacak bir kukla
bulabilmek. Ya da iktidarı isteklerine boyun eğdirmek. Bunun için de formülü keşfetmiş
görünüyor. Amerika’nın ittifaklarını genişletmek ve Türkiye’yi alternatifsiz bırakmak. Bunu
nasıl yapacak? Önce ABD ve AB ittifakını öne çıkardığını görüyoruz. Doğu Akdeniz
Cephesinde bunu başarıyor. Sonra bu ittifaka İngiltere ve Rusya’yı da katabilmek.
Türkiye’nin etrafında yakılan ateşlerin başında dans edenleri şöyle bir sayarsam; ABD, AB,
İngiltere ve Rusya. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerinin Katar ile anlaşmaya
başlamasını ABD’nin İngiltere ile yeniden yakınlaşması olarak yorumlamalıyız. Doğu
Akdeniz, Libya ve Suriye’de de Rusya ile ortak girişimleri var.
Allah korusun, eğer Biden Türkiye’nin bu var oluş ve bağımsızlık çıkışına karşı, cepheye
İngiltere, Rusya, Almanya, Fransa, İsrail’i dizebilirse işte o zaman yandı gülüm keten helva.
Ne yapıp edip İngiltere, Almanya ve Rusya’yı ABD’nin güdümünden çıkaracak ve bizimle
hareket edecek formüller geliştirmeliyiz.
Bizi Çin’e doğru sürüklüyorlar ama sadece Çin bize yetmez. Unutmayalım ki asıl gücümüz
Çin ile Batı’yı birbirine bağlayabilmektir.
Kalın sağlıcakla…


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN