Künye
Menü
ÜSTÜNLERİN HUKUKUMU KAZANDI | Hüseyin DEĞİRMENCİ
Hüseyin DEĞİRMENCİ

komodor6161@hotmail.com

ÜSTÜNLERİN HUKUKUMU KAZANDI

Türkiye, 3 Temmuz 2011 sabahı, büyük bir şokla uyanmıştı, Organize Suçlarla Mücadele Şube’si 8 aylık çalışması sonrası hayata geçirildiği açıklanan ve bir çok şehirde eş zamanlı olarak yapılan operasyonla, Türk futbolunda çok önemli isimler, şike yapmak, teşvik primi vermek, organize suç örgütü kurmak, suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.

Başta, Aziz Yıldırım'ın bulunduğu 93 şüpheliden 31'i yaklaşık bir yıl tutuklu kalmıştı. Aziz Yıldırım, şike yapmak ve örgüt kurmak suçundan 6 yıl, 3 ay ceza almıştı. Diğer sanıklardan 48'i yine çeşitli cezalara çarptırılmıştı Ancak,

Türk futbol tarihinin en büyük davası olan ŞİKE davasında, kimilerine göre bu dava kapandı kimilerine göre kapanmadı, ama bunun izleri ülke futboluna ve Fenerbahçe’ye öyle bir yapıştı ki, aklamak temizlemek mümkün değildir.

Bu ŞİKE Türk futbolununda Fenerbahçe’nin de, anlında kara bir leke olarak duracaktır.

Buradan dersler çıkarmak lazım, kim çıkaracak bu dersleri, tabiki taraftar değil yönetenler çıkaracak, ama maalesef bu ŞİKE davasını içinden çıkılmaz hale getiren bu yöneticiler, buradan ders çıkarmak yerine, milletin diline pelesenk olan söylem, eylem ve açıklamalarda bulundular ve bütün dünyaya da, bizi rezil ettiler maalesef.

Neydi bunlar şöyle bir hatırlayalım isterseniz.

Yasamanın koyduğu 6222 nolu kanun maddesini, ilk uygulanabilirliği önlerine geldiğinde, ooo bu çok ağır olmuş değip kanunda değişikliğe gittiler ve bunu bir gecede yaptılar.

ŞİKE var ama sahaya yansımadı dediler.

Bu güne kadar Herkes yaptı ama biz radara yakalandık.

Yaptıysam Fenerbahçe için yaptım.

Tarlaları sürdümü işçiler.

Fenerbahçe ŞİKE yapmadıysa 100 milyon tazminatı ben vereceğim.

Avrupa’da tek şubesi dahi olmayan Fenerli bir yöneticinin sahibi olduğu banka, şampiyonlar ligine 30 milyon euro vererek sponsor oldu.

Dönemin UEFA başkanı Micheal Platini ülkemizi ziyaretinde, çok sayıda yönetici ve Cumhurbaşkanı ile görüşmeler yaparak, UEFA’nın tarihine bir ilk olarak geçti.

Kanırta kanırta şampiyon olduk.

Futbol ayak oyunu değil ayakla oynanan bir oyundur.

Kişilerle kurumları ayırmak lazım.

Gibi birsürü daha, söylem ve eylem le rezil olan bu ülke bunlardan tarihi boyunca kurtaramayacaktır.

Bu kara lekeyi Türk futbol tarihine geçiren kişi ve kişileri futbolumuzdan kazıyıp atarak bir hizmet verme iradesinide gösteremeyen yöneticileri ayrı eleştirmek lazım, ancak herzaman gelecek ve rant kaygıları olduğu için bunu yapamamışlardır. Ayrıca,

Trabzonspor’un her platformda haklı ve mağdur olarak hakkını aramasını da, bize çok görerek, elinden çalınan, anasının AK sütü gibi helali olan şampiyonluk kupası davaları yolundaki mücadelesini de, hep haksız göstererek, Trabzonspor camiası ve yöneticilerini ülkemizi yurt dışına şikayet etmekle suçladılar.

Adaletin tecellisi için çırpınan bu camiayı hep yanlız bırakarak kaygıları nedeni ile hırsızın yanında oldular, olsunlar olsunlar ama hiç unutmasınlarki bu camia bunu hiç bir zaman unutmayacak ve er yada geç adalet bir şekilde tecelli edecektir.

Bu kaygılı yönetici ve basın bu davayı öyle bir noktaya taşıdıki, Trabzonspor’u halkın yani kamuoyunun Gözünde haklıyken, haksızmış gibi göstererek, sindirmek ve bastırmak için, vicdanlarda linç  etmeye çalıştılar.

Hepsi güçlünün yanında yer alarak haklıyı yanlızlığa terkettiler.

Hukukun üstünlüğü nün galip gelmesini beklediğimiz bu davada ne yazıkki üstünlerin hukuku galip gelmiştir.

(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)

 


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN