Pazar günü oynanan
Trabzonspor-Başakşehir maçının etkileri oldukça yankı kabuldu, Müsabaka özellikle hakemin Trabzonsporun hakkını gasp ettiği yönünde çok konuşuldu, Bu hakem hakkında ki söylentilerin tamamına yakını doğruydu, gerçekten maçın hakemi maçın sonucuna direk etki etmişti.
Bunu derken, Başakşehir’in oturmuş bir kadrosu olduğunu, tecrübeli oyuncuları olduğunu ve uzun yıllardır bir arada oynamanın verdiği bir avantajı olduğunu, tabiki de unutmuyoruzda, Şu anda hem kadro tecrübesi olarak, hem de oyun sistemi olarak, Trabzonspor’dan önde olduğu gerçeğini bir futbol kenti ve taraftarları olarak zaten kabul ediyoruz, bunda sıkıntı yok, ayrıca ne kadar hakem etkisi olursa olsun, Başakşehir’in aldığı galibiyeti tebrik ediyoruz, Allah gönüllerine göre versin, bu konuda başka diyecek bir şeyimiz yok.
Bu hakem hataları ile, Trabzonspor’un önünün kesildiği ve hak ettiği galibiyetleri alamadığı kaçıncı maç oldu bu, asıl önemli olan burası. Bu olaylar defalarca tekerrür ediyor, ne kadar tepki koyarsanız koyun, futbol baronları istediği senaryoları koyup koyup oynatıyorlar, Neden oynatmasınlar ki, nasılsa oyuncuları ve figüranları bol, malzeme de bol, Arkalarında dayılarıda var, yakalansalar bile ceza verecek merci yok, sadece hakkı yenen mağdur takımın yönetimi ve taraftarının birkaç gün isyan ve veryansın feryatları oluyor, bununda onlar için hiçbir önemi yok.
O zaman bu alicengiz oyunlarına neden başvurmasınlar ki, Bu futbol ailesinin elinde bulundurduğu, ekonomik pastayı kendileri dururken sana neden yedirsinler ki, Sen kimsin ki, memleketin onlarca bürokratı, onlarca milletvekili, bakanları ve Üst düzey insanları hiçbir zaman memleketinin takımı ve taraftarı arkasında durmadılar ki, bunu gören baronlar senin ne kadar sahipsiz olduğunu görüyor, bu pastayı sana neden yedirsinler ki, Bu sahipsizliğimizi gördükleri sürece zaten alicengiz oyunları ile bizim hakkımızı yemezseler, haklarımızı gasp etmeseler kendilerinde bir eksiklik hissediyorlar, çünkü bu cesareti onlara bizim sırtımızı dayadığımız, yetkili ama etkisiz güvendiklerimiz veriyor.
Sen ne kadar hakem hatasıyla maçı kaybettin diye isyan edersen et, hakem hatasıyla ara sıra maç kaybettin, ne olduki yani, buna bir yaptırım olacağınımı zannediyorsun, eğer böyle bir beklentimiz var ise yanılıyoruz ve Hala akıllanmamışız ders almamışız demektir, Çünkü bu ülkede ŞİKE ile senin hakkını gasp ettiler, kupanı elinden aldılar, kimse bu ŞİKE’cilere ceza veremedi, kupa hala müzelerinde duruyor.
Peki, size soruyorum, Şike ile elinden alınan şampiyonluğu ve dolayısıyla kupayı, Geri alabilmek için bugüne kadar, güvendiğimiz o etkisiz yetkili dayılarımız, ne yaptı ki, hakem hatası ile kaybettiğin bir maçı, Bir daha belki de hakem hatası olmasın diye, isyan edercesine ortalığı birbirine katıyoruz ne bekliyoruz, hiç hepsi boş. Bu ülkede futbolun adaleti sağlanmadığı sürece bu durumlar hiçbir zaman düzelmeyecektir.
O nedenle, Bu ŞİKE’ci ve düzenbaz sistemi yenebilmek için, hakedişini elde edebilmek için, tek bir yol var ve Gerçek yolda budur.
Futbol takımını, Öyle güçlü kuracaksın ki, sana hakem oyunları bile engel olamayacak, yani çok güçlü olacaksın, rakibin kim olursa olsun, ezip geçeceksin, rakibin derken yanlış anlaşılmasın sadece futbol takımı olarak karşında olan rakipten bahsetmiyorum, sahadaki hakemide, masanın başındaki ŞİKE’ci düzenide yeneceksin.
Bunu yapabilmek için, ehliyetli futbol adamlarının yapacağı doğru planlama, doğru yapılanma, birlik beraberlik ve şimdiki yönetimin politikalarını destekleyerek işe başlayabiliriz. Unutulmasın ki Trabzon’un ve Trabzonspor’un kendinden başka dostu yoktur.

