Künye
Menü
SADECE BEŞ GÜN VAR | Hüseyin DEĞİRMENCİ
Hüseyin DEĞİRMENCİ

komodor6161@hotmail.com

SADECE BEŞ GÜN VAR

Trabzonspor, uzun zamandır bir yıkım, bir dağınıklık ve bir sürü nedenlere bağlı başarısızlıklar içerisindeydi, ama şimdi gelinen noktada bir değişim, gelişim ve başarı sürecine girmiştir, bunda emeği olan herkese teşekkürler ediyorum ama, aması var.

Halen, bazı hesaplar içerisinde olup, Trabzonspor’a zarar vermek isteyenler var, bunlardan bazıları yerel medya, bazıları eski yöneticiler, bu yazımda bu içi kin dolu içimizdeki İrlandalılardan bahsetmeyeceğim.

Ben Trabzonspor’un yakalamış olduğu ahenk, yakalamış olduğu yükseliş dönemine nasıl katkı verilebilir, nasıl daha yukarı ve başarıya ulaşılabilir ondan, harcanan uğraş ve emeklerden, verilen mücadeleden bahsedeceğim.

2010-11 sezonunda elimizden şike ile çalınan şampiyonluk kupası, geleceğimizi mahvedip, ayrıca maddi ve manevi bir çok yıkımları yaşattıktan sonra bu durumdan çıkarak bir mücadele içine girmemiz önemli idi, uzun zamandır ilk defa şike ile alakalı futbol takımımız zarar görmediği bir sezon yaşıyoruz.

Şike ile alakalı bu sezon içinde belki bir zarar görmedik ancak, uğursuzluk ta, şansızlık ta hiç yakamızı bırakmadı, çok zor günler, kadro dışıları, sakatlıklar ve haksızlıklar la dolu bir sezon içerisinde, alt yapıdan gelip, yıldızlaşıp devleşen gencecik oyuncularımızla, bir ivme bir başarı ve ilerisi için umut vadeden bir kadro yakaladık.

Bu kadro içerisinde sadece oyuncu kadrosu da yok, bu kadro içerisinde genel olarak, oyuncu, teknik heyet, yönetim, taraftar ve yerel medya olarak herkes var, “istisnalar hariç” çünkü bu süreçte herkes elini taşın altına koyuyor.

Bu yükselişin devamı için ve daha çok başarı için birlik beraberliğimizi daim edecek hal ve hareketleri yapmaya gayret göstermeliyiz.

Yakaladığımız bu oyuncu kadrosu ve genel oluşumu, ayrıca başta Ünal hoca olmak üzere teknik ekibini ve ekonomik kurtuluş mücadelesi veren Başkan ve yönetim kurulunu, destelemek yerel medya, şehir ve taraftar olarak boynumuzun borcudur.

Böyle düşünmeyen ve hala zarar veren yada vermeye çalışan, ayrıca kötü söylem ve eleştiri yapanlar bu takımın düşmanıdır, lütfen uzak durup sussunlar.

Ben bu yıkıcı, hain düşünce ve eylem arzusu olanlara, şu an bir senaryo üretip bir soru soracağım, bu soruma içtenlikle cevap vermenizi, veremiyorsanız vicdanen kendinizin ne hissettiğini kendi kendinize düşünün isterim.

Gelecek hafta Cumartesi akşam saat 19:00’da İstanbul Kadıköy, Şükrü Saraçoğlu stadında, Fenerbahçe ile bizim için çok önemli bir müsabakaya çıkacağız.

Bu müsabaka öncesi Ünal hoca elimizdeki kadromuzu bu maça inanılmaz şekilde hazırlıyor ve motive ediyor.

Fenerbahçe eski hocamızın kibiri çok bilmişliği ile vede herzamanki gibi kadıköy’deki seyirci avantajına güvenerek, Trabzonspor’u mağlup edecekleri hissi ve öz güveni ile sahaya çıkmaları ışığında maç başlıyor.

Trabzonspor tarihinin en iyi futbolunu oynuyor, kalede Uğurcan devleşiyor, defansımız havadan kuş uçurmuyor, orta sahada Sosa tam bir virtüöz gibi takımı yönlendiriyor, Abdülkadir ömür, öyle bir maç çıkarıyorki messi yanında hiç kalır, Yusuf müşiş oynuyor, feneri evire çevire kadıköyde hallaç pamuğu gibi atıyor ve Kadıköy’ün çimlerine gönüyoruz.

Bu muhteşem galibiyet havamızı artırdığı gibi, oyuncu bazında değerimizi ve kalitemizide artırıyor, hafta boyunca yerli genç yeteneklerimiz konuşuluyor tv lerde.

Şimdi içimizdeki o irlandalılara soruyorum, bu yazdığım senaryo gerçekleştiği zaman hiç sevinmeyecekmisiniz? Hiç mutluluk yaşamayacakmısınız? Hiç bu şehir ve bu takımdan gurur duymayacakmısınız? 

Ben size söyleyeyim, bu senaryo ama bu uzak değil, inanın bu senaryonun gerçeğe dönüşmesi için sadece beş gün var hepsi.

(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)

 


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN