BUNUN BİR BEDELİ OLMALI
Taraftar her sezon başı olduğundan daha çok bu sezon başı bu yönetime ve bu takıma çok güvendi, “O Sene Bu Sene” sloganı ile yola çıkarak, Trabzonspor’un tarihinde en çok kombine satışının ve TS Clup ürün satışının gerçekleşmesini sağladı.
Yetmedi, sezon boyunca bu takıma olan sevgi ve desteğini her platformda göstererek görevini layıkıyla yerine getirmek sureti ile, yine şampiyon taraftar dedirtti. Önce onlara bir alkış.
Yönetim kurulu, halisane duygu ve düşünceler içerisinde elinden geldiğini yaptı, yapmadı desek yanlış olur diye düşünüyordum ancak, sn. A.Ağaoğlu’nun Trabzonspor’u siyasete kurban etti söylentileri ayyuka çıkınca bu düşüncemide askıya aldım.
Bu söylentiler oldumu, mide bulantıları da oluyor.
Dünyanın tek değişmez gerçeği, ata sözü olarakta ortadadır. “Dere Geçerken At Değiştirilmez” bu gerçek bu kadar net iken, sen neden şampiyonluk yarışı veren bu takımın hocasını değiştirirsin anlamak mümkün değil.
Şimdi yönetiminde bu konularla alakalı bir sürü mazereti vardır muhakkak ancak, siyasete alet olarak duygularımızı satmalarının yanında, dik duruşun da, bu kadarı fazla dik kafalılık oldu bilesiniz.
Ünal hoca, bazı konularda dik duruş gösteriyor taviz vermiyor, yönetim ayrı dik duruş gösteriyor taviz vermiyor, kimse demiyor ki, Trabzonspor İçin dik duruş, Trabzonspor’un menfaatleri çerçevesinde Trabzonspor’un başarısı İçin taviz vermektir, evet buda bir dik duruştur.
Benim prensiplerim var taviz veremem, benim yönetim şeklim var taviz veremem, hep bir ağır abilik, hep bir misilleme yöntemi eee, dik duruş diye diye dik duruşunda bokunu çıkardınız, buyurun işte esersiniz ortada.
Şimdi haklı olarak taraftar kendine günah keçisi arıyor ve Hüseyin Çimşir’e sarıyor, bence taraftar burada yanlış yapıyor. Görev gelmiş kapısını çalmış Hüseyin hocanın, ben yapamam bu gömlek bana büyük, gelir siz başkasını bakın bulun, ben affımı istiyorum mu! deseydi.
Bunu inanın siz, biz, yani hiç kimse demez diyemezdi, Hüseyin hocada demedi. Burada kabahat yönetimindir. Başta Ünal hocayı her ne yaşanmışsa yaşanmış şampiyonluk yarışı içinde olduğundan mütevellid sabredip göndermeyecekti ki, Ünal hoca da, şampiyonluk İçin yeterlimiydi, o da ayrı bir konu.
Hadi gönderdin, kolaycılığa yani ucuz kahramanlığa soyunup, Hüseyin hocaya bu takımı teslim etmeyecek, başka çaresini bulacaktın. Belki o günün şartlarında bu karar en doğru karardı bilemiyorum ancak, bu mücadele içinde, Hüseyin hocanın yetersiz kalacağı aşikardı, en başta takımda otoriteyi disiplini sağlayamadı ve de olan oldu, kim kaybetti?
Ben burada faturayı en ağırından yönetime keserim, neden? Çünkü; Üç İstanbul büyüğünün olmadığı bir yarışı, her ne olursa olsun Başakşehir’e kaptırmak tam bir fiyaskodur. Bunun altında çok kişi kalır, kalmalıda, bekleyip görecez ama mutlaka bunun bir bedeli olmalı.
Büyüklükse büyüklük, lobi ise lobi, taraftar sa taraftar, güç ise güç anlamıyorum bunların hangisi sende eksik ki, taraftar sayısı dedemin torun sayısını geçmeyen bir takıma karşı yarışı kaybediyorsun Sayın Başkan.
Sosyal medyayı çok güzel kullanıp, Trabzonspor adına şov üstüne şov yapmak, her platformda boy göstermek güzel de, bunu başarı İçin her yol mübahtır düsturunda kullanamadın, sen medyada şov yaparken, rakibin kapalı kapılar ardında işi götürdü.
Başakşehir üç yıldır şampiyonluk yarışı içerisine idi, bunların ilk ikisinde İstanbul’un büyükleri ile yarıştı kim kazandı? Peki üçüncü yıl Trabzonspor ile yarıştı kim kazandı? Ozaman şapkanı önüne alıp hele bi düşüneceksin ağam.
Tamam şunu kabul ediyorum, TFF, MHK hep rakibin başkanının etkisinde kalarak yanlış işler yaptı, bütün futbol yorumcularınında söylediği ve aşikarı da görüldüğü üzere, kasıtlı hakem hatalarından dolayı, abartısız Trabzonspor’un en az 10 puanı çalındı.
Ama artık bu kadarınada pes yani, neden? çünkü bunlar aleni yapılırken ortalığı ayağa kaldıramadınız, bu taraftarın, bu şehrin ve bu takımın hakkını layıkı ile arayamadınız. Mesela en basitinden TFF’nin ve MHK’nın istifanı isteyemediniz.
Türk futbolunun, içinde bulunduğu ali cengiz oyunlarının oynandığı bahçe içerisindeki operatörleri hep gördünüz, ama hep sessiz kaldınız, ses çıkarmak istesenizde, denge denge diyerek sustunuz ve hep mağdur olan Trabzonspor oldu.
Trabzonspor’un artık mağduriyet yaşamasına müsaade edilmemelidir, o nedenle, şapkayı tekrar önünüze koyup iyi düşünmelisiniz, Bu dükkanı kapatamayacağımıza göre, hemen hiç vakit kaybetmeden, gelecek yılın planlaması yapılmalıdır.
Bu planlamaya, önce olağanüstü genel kurul kararı alınarak yönetimin güven tazelemesi, gerekirse değişmesi ile başlanılmalı ve sonra da, mevcut oyuncu kadrosunu bozmadan elde tutarak, üzerine eksik yerleri takviye ile başlayarak, derhal bir hoca değişikliğine gidilmeli ama bu hoca işinde de, Avrupa’lara veya İstanbul menşeili dandiriklere giderek macera aramaya gerek yok.
Trabzonspor’u şampiyonluğa taşıyacak yerli antrönerlerimiz pekala mevcuttur. İsim isterseniz onu da veririz de, gerek yok şöyle bir etrafınıza bakın Trabzonlu antrönerlerden kim boşta, o boşta olanların hangisi daha kaliteli, bunu anlayacak kapasiteniz mevcuttur sanırım, hiç vakit kaybetmeden gidin çalın kapısını ve emri vaki yapın, getirin göreve.
Sakın ola demeyin ki, mevcut hocamız namağlup hocadır, onunla devam edecez, yine ucuz kahramanlık peşine düşmeyin, bu kalem artık kırıldı, mümkün değil bir daha dikiş tutmaz, olaki böyle bir yanılgı içine girerseniz, bende size derim ki, hocanız namağlup olacağına aldığı beraberliklerin üç tanesini mağlup olaydıda, geri kalanını galip geleydi, şimdi bunları konuşmuyor olurduk.
Son olarak, Başta Sn. Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere G.Gümüşdağ’ı, TFF’yi, MHK’yı, LİGTV’yi, Hoca krizinde dahli olan herkesi ve Trabzon’un içindeki kişiye göre Trabzonspor’lu olan irlanda’lıları Başakşehir’in Şampiyonluğundan dolayı tebrik ederim.
Dip not:
Murat ERDOĞAN’ın sorusu;
Evine gidemeyen kaç baba var biliyor musun?Çocukları uyusun diye bekleyen!!!
????????????
(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)

