Künye Reklam
Menü
BASİT ve UCUZ TARAFTARLIK | Hüseyin DEĞİRMENCİ
Hüseyin DEĞİRMENCİ

komodor6161@hotmail.com

BASİT ve UCUZ TARAFTARLIK

Sen taraftarsan, taraftar ne demek bileceksin, bilmiyorsan biraz bahsedeyim.

Taraftar olmak, pek tabiki taraf olmaktır, ancak sadece taraf olmakla taraftarlık olmuyor, tarafı olduğun camianın varlığı ve başarıları, yükselişi ve büyüyebilmesi, büyüdükçe yaşayabilmesi ve hedeflerine ulaşabilmesi için, kendi varlığını bütün gücünle ortağa koymaktır taraftarlık.

Bu davada, cefa çekmek, üzülmek, ağlamak, gülmek ve kahrolmak bile seni yıldırmamalı, günümüzde rakiplerimizin başarı için yapılan herşey mübahtır anlayışı ile yönetildiği ve desteklendiği bir dönemde, sen kendi camiana köstek olup, yıkıcı, dağıtıcı, parçalayıcı ve rencide edici beyanat ve yorumlarda bulunursan, bu taraftarlık olmaz, bu bertaraflık olur.

Tamam tabiki herşeyde övülmeli demiyorum, yanlış gördüklerimizi pek tabiki eleştireceğiz ancak eleştirirken de yapıcı eleştirmeliyiz diyorum. Yanlış gördüğümüz neye göre yanlıştır, bunu iyi idrak etmeliyiz, bir oyuncu bireysel hata ile seni zorda bırakmışsa, düzeltebilir mantığı ile eleştirmek yerine, bundan hiç bişi olmaz, defolsun gitsin gibi yıkıcı eleştiriler, onu iyice bitirirki bu taraftarın kendi ayağına sıkması gibi birşeydir.

Mesela hiç hesap etmeden, en ufak bir hata yada mağlubiyette, hemen hocayı göndermek kolaycılıktır, hocayı gönderip yerine ondan daha kalitesiz birini telafuz etmekte cahilliktir, buna taraftarlık diyemezsiniz, imkanlarınıza bakıp bu imkanlarda neler yapıldığına bakıp olayı idrak edebilen zaten köstek değil destek olur, taraftarlıkta bu dur, bilirki gelecek bizimdir, eğer futboldan anladığını iddia ediyorsan, bu oluşumun ve yaptıklarının doğru olduğunu görebilmelisin, göremiyorsan ve yıkıcı eleştiriyorsan, ya sen kötü niyetlisin yada taraftar değilsin.

Bu gün, Trabzonspor’da yapılan işlerin gelecek adına meyve vereceğini ve Trabzonspor’un geleceğini kurtaracağını ve o özlenen beklenen başarıya ulaşacağını konuşan medya ve futbol adamları geri zekalımı, hiçmi anlamıyor bu işten de boş boş konuşuyorlarmı sanıyorsunuz, hepsi senin elindeki genç ve gelecek vadeden yıldız adaylarını kıskanırken sen napıyorsun çamur atıp yıkıp dağıtıyorsun ve başarı bekliyorsun.

Elimizdekinin kıymetini bilelim, nasıl bir değere sahip olduğumuzu bilelim, Şunu tahmin edebiliyoruz değil mi elimizde bulundurduğumuz bu cevherin yani Trabzonspor’umuzun bize ve şehrimize ne katma değerler kattığını, Ülkemizin bir çok şehrinde böyle bir değere sahip olmak isteyipte olamayanların nasıl üzüldüğünü ve bizi nasıl kıskandıklarını biliyoruz değil mi, e ozaman neden sahiplenmiyoruz.

Lütfen destek olalım, bu oluşumu birdaha yakalayamama ihtimali var o nedenle sahiplenelim, yıkıp dökmeyelim parçalamayalım.

Ayrıca şunuda belirtmeden geçemeyeceğim, Ünal Karaman’dan önceki teknik direktörlerimizi de eleştirmiş ve bu antröner değil demiştiniz, sırasıyla

Rıza Çalımbay, Ersun Yanal, Hami Mandıralı, Sadi Tekelioğlu, Shota, Halilhodziç, M.Reşit Akçay, Tolunay Kafkas ve Şenol Güneş bütün bu antrönerlere maçlık değerlendirme yaparak bu antröner değil dedinizmi demedinizmi, eminim bir çoğumuz demiştir.

Şimdi tekrar soruyorum bu kadar antröner kötü ama konu ile alakalı hiç bir ehliyeti olmayan bizler iyiyiz öylemi, birde ukalalık yaparız derizki ehliyet değil akıl lazım hadi oradan be, bu en basit örnekle adamına göre Trabzonspor luluktur, 

Daha önemlisi ucuz taraftar, basit taraftarlıktır, bu kadar da ucuz olmayalım.

(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)

 


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN