Künye
Menü
MİLLİ DARBE! | Yusuf Ünal
Yusuf Ünal

takaha574ber61@gmail.com

MİLLİ DARBE!

Trabzonspor, adı Galatasaray olan yabancı bir takıma karşı onur mücadelesi verdi.

Maç öncesi herkes o yabancı takımın Trabzonspor karşısında favori olduğunu söylüyordu.

Biz de Trabzonsporlu oyunculardan karakterli, yürekli ve adalet çerçevesinde bir oyun oynamalarını bekliyorduk, “Yenilseniz de mücadele edin” diyorduk. Aslında bundan şüphemiz de yoktu, öyle de oldu.

Trabzonspor’un sahadaki mücadelesine dair yorumlayacağım tek ve en önemli şey onurlu, yürekli ve asil oyundu. Gerisi mi? Teferruat. O orada oynamış, bu burada oynamış, Ahmet aksamış, Mehmet oyundan erken düşmüş gibi yorumlara girmeye bile gerek yok. Bizim beklediğimiz mücadelenin asaletiydi, taktiği tekniği çok da önemli değildi! Tebrikler gençler, tebrikler Trabzonspor.

Türk futbolunun adaletten uzak yönetimi ve sahadaki temsilcileri yabancı oyunculardan kurulu bir takımdan taraf olup Türk futbolunun geleceği olan gençlerin emeklerini gasp etti.

Tüm Türkiye izledi, Galatasaraylılar da normal bir oyunla bile yenebilecekleri o gençleri hakem yardımı ile yenmenin sevincini yaşadı.

En önemlisi de Türk futbolunun geleceği Trabzonspor forması giymiş o gençleri, sahadaki adı Galatasaray olan yabancı oyunculardan kurulu takıma ezdirdi.

TFF’si, MHK’si, bugün Ümit Öztürk ve Bülent Yıldırım’ı, yarın Ahmet’i ya da Mehmet’i…

Futbolun evrensel, birleştirici yönünü ile birlikte kitlelerin en önemli sosyal temaşa olduğunu öğretmeye çalıştığımız bu gençleri, ahlaksızca, çirkin ve adaletten uzak bir şekilde ezmeye çalışırsanız değil Milli duyguları, milli değerleri de kaybedersiniz.

İstiklal marşı okunurken Galatasaray’daki hiçbir oyuncunun ağzından tek kelime duymadığı için acizlik yaşayıp utanmak yerine, milli duygularını iliklerine kadar yaşayan Trabzonsporlu gençlerin katledilmesine yardım ve yataklık yapanları Türk futbol kamuoyunun ve Türk halkının vicdanına şikayet ediyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde söylediği aslında bugünkü Türk futbolunun içindeki durumu anlatmıyor mu?

Ben de Trabzonspor’un asil gençlerine sesleniyorum:

Ey Türk futbolu ve Trabzonspor’un gençliği;

Birinci vazifen, Türk futbolunun istiklâlini, Türk futbolunu, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. Türk bayrağı altında dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, Türk futbolu ve onurunu müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve zorluğunu düşünmeyeceksin! Bu imkân ve zorluk, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Türk futbolu ve sizin gibi gençlerin geleceğine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile Türk futbolunun, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün kulüplerine girilmiş, bütün kurumları dağıtılmış ve spor sahalarının her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu zorluktan daha elîm ve daha vahim olmak üzere, futbolun dahilinde, yönetime sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu Türk futbolunun yönetim sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin sportif emelleriyle tevhit edebilirler. Anadolu kulüpleri, fakrü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Trabzonspor’un ve Türk futbolunun evlâdı! İşte, bu kirli düzen içinde dahi, vazifen; Türk futbolunun gururunu ve onuru ile birlikte Trabzonsporluluğun gereği olan ruhunu kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN