Ligin 10. Haftasında ligde zor günler geçiren Göztepe ile deplasmanda karşılaşan Yenilgisiz lider Trabzonspor maçtan 1-0 galip ayrılarak haftayı kayıpsız kapattı.
Trabzonspor'un genişletmeye çalıştığı alanları defans hattını daha önde pozisyonlandırıp kanat oyuncuları Burekovic ve Paluli ile birlikte maça ön alan baskısı ile başlayan Göztepe özellikle Berat’a yakın oynayınca, Trabzonspor’un geriden oyun kurmasını engelledi.
Aslında 3 lü savunma yapan Göztepe'ye karşı Trabzonspor'un daha farklı bir skor bulması bekleniyordu. Fakat ideal 11'inden Bakasetas, Nwakaeme ve Buruno Peres'in eksikliği Trabzonspor'un hücum aksiyonlarında etkisiz olmasına sebep oldu.
Maçın en önemli kahramanı Göztepe taraftarına değinmeden geçemeyeceğim maçın her anında takımlarına verdiği destek sayesinde Göztepe Trabzonspor'un üzerinde büyük bir baskı kurdu.
Göztepe de Halil’in yokluğu çok hissedildi. Jahovic'le pozisyon üretmekte zorlanmalarına rağmen, ilk yarının tek net pozisyonunda Jahovic’le fırsatı kaçırdılar.
Göztepe namağlup lidere karşı kazanan takım olmak için yarattığı atmosferle yüksek enerjiyle oyun oynadı.
Trabzonspor' da tarafında ise maçın hiç bir anında gol kutusunun içerisinde olmayan Djaniny, ilk 11 oyuncusu olamayacağını düşündüren Yusuf Sarı ve planlı hucumda eksik bırakan Gervinho'nun ve silik oyunu yüzünden öne çıkamayan, önde top tutamayan ve rakibin baskısı ile sürekli aksiyon alanı daralan Trabzonspor, bu sezonun en fazla Uğurcan’a geri pas yaptığı maçını oynadı.
Dorukan bölgesinde ve oynadığı oyunda hiç sırıtmadı ama ömürün 10 numara pozisyonunda olduğu bir maçta Bakasetas'ında olmayışı yorgun Hamsik'in daha çok yorulmasına ve Berat'ın çok top kaptırıp pas hatası yapmasına sebep oldu.
Nwakaeme'nin yokluğunda, sol bek performansının test edileceği bir maçta Derswiel'in sol bek olarak nitelik eksikliği çok sırıttı.
Şu bir gerçek ki Yusuf Sarı içeri kataden bir kanat oyuncusu olarak meziyetlerini gelistirmiş olmasına rağmen Abdullah hoca ondan farklı bir oyun oynasını istiyor. Yusuf Sarı aslında tam bir jogobonita oyuncusu. Yani takımın önde olduğu maçlarda geniş alanda pozisyon bulup maçı koparsın diye Yine de o çizgide Abdülkadir Ömür'den daha etkili olduğunu söylemeden geçmeyelim.
2. yarıdaki Siopis hamlesi, Göztepe’nin ilk yarıdaki yüksek tempolu oyunu devam ettiremesini engelledi. Siyopis sayesinde takım daha dirençli bir görüntü sergiledi bunun yanında hem de boş alanlar buldu. Abdülkadir, Hamsik, Berat ve siops orta sahası ile Trabzonspor, geri dönüş için temposu her geçen dakika düşen Göztepe’ye müsaade etmedi ve sezonun eksikler göz önüne alındığında en değerli 3 puanını almayı başardı.
İleride Gervinho, Djaniny ve Yusuf direkt kaleye giden, endirekt hücum yapamayan oyuncular. Orta sahanın hücuma destek vermesi, savunmanın alan daraltması ve iki kenar bekinin hücuma destek vermesi tabii ki çok zordu. Ama Süper ligde sonradan oyuna müdahale anlamında en doğru işleri yapan Avcı, Yusuf Sarı'yı çıkartarak Abdülkadir'i oraya çekti. Siopis ile Berat ikilisi ve Djaniny'in arkasında Hamsik oynayınca Abdülkadir o alanda daha fazla topla buluşmaya başladı. Siops'te bütün sahipsiz topları kazanıp pres oyunu ile bütün ribauntları toplaması Trabzonspor'un gol beklentisi en düşük olduğu maçı tutmasını sağladı. Siopis hamlesi aynı zamanda Hamsik'in daha fazla top istemesini ve pas istasyonu olmasını sağlayarak oyunda bir bağlantı hattı da oluşturmasını sağladı.
Gervinho açık alana hücum eden hızlı bir oyuncu, özellikle sol kanatta daha etkili fakat dar alan becerisi ve tekniğiyle yerleşik savunmalara hücum edecek oyuncu profili kesinlikle değil. O yüzden bence Nwakaeme ile o kanatta dönüşümlü oynaması ve hamle oyuncusu olması daha doğru olur. Ve Trabzonspor'a üç puanı getiren golün Onun özelliğine uygun pozisyonla gelmesi bu söylediklerimin kanıtı olsa gerek.
Sonuç olarak Bakasetas ve Nwakame gibi tek kişilik takım sayılabilecek iki oyuncunun eksikliği Trabzonspor'u oldukça zorladı. Bakasetas olmayınca takımın isabetli şutu yok Nwakaeme olmayınca hatalı pas çok. İkisi birden olmayınca ilk yarıda oyun yok. Birde Hakemin oyunun sertleştiği zamanlarda müdahale edemeyişi Trabzonspor'u oldukça zorladı.
Vitor Hugo, mükemmele yakın birac oynadı. rakibin baskılı oyununa, en sert oyuncularına benzeri sertlikle karşılık vererek öne çıktı.
Dorukhan da sakatlıklardan sonra çok tam Trabzonspor'un aradığı gibi temsalı ve sertliğe sertlikle cevap verebilen özellikle ikili mücadelelerde takımı düşürmeyen doğru pozisyon alan oyunu ile oyundan çıkana büyük katkı verdi.
Siopis'in Trabzonspor oyununu olumlu olarak değiştirebildiği gerçeğine rağmen Abdullah Avcı kulübede oyuna etki edebilecek güçlü hamle oyuncusu olması adına bütün hamlelerini bir seferde tüketmek istemiyor. Bunu Siopis'in 90 dakika aynı performansı gösteremeyeceğini düşündüğünden de yapabildiği gibi hamle üstünlüğünü korumak için yanında tutması anlaşılır. Fakat bu ısrar ve inadının ilerleyen süreçte puan kaybına sebep olmaması da gerekir.
Bu maç bir şampiyonluk hikayesi oluşturabilecek hikayeler barındıran maçtı.
Benim kanımca bu macta çok zor bir deplasmanda oynanılan etkisiz futbala rağmen sadece 3 puan kazanılmadı.
Bakasetas ve Nwakame gibi tek kişilik takım sayılabilecek iki oyuncunun eksikliğine rağmen kazanma alışkanlığını devam ettirmek önemliydi.
Yeni baba olan Cornelius'un özel uçakla gelip ve sahaya çıkması, takımla idmana hiç çıkmayan Hamsik'in oynama arzusuyla 90 dakika boyunca sahanın en çok koşan oyuncusu olması, ağrıları olmasına rağmen maça çıkmak için teknik ekibe yalvaran Bakasetas'ın özverisi alınan üç puan kadar değerliydi.
Ağlayarak oyundan çıktığında kendisine sahip çıkan ve bu sefer doğru pozisyonda oynatarak ondan vazgeçmeyen Abdullah Avcı’yı oynadığı oyunla haklı çıkaran maçta Trabzonspor adına Adam eksilten tek oyuncu olan ve kalitesini hissettiren Abdülkadir Ömür maçın yıldızı galibiyetin mimarıydı.
Trabzonspor Şampiyonluk yolunda önemli bir deplasmanı kayıpsız atlatarak rakipleri ile puan farkını açma şansı kazandı.
Selam ve Saygılarımla

