Künye
Menü
Kuytulcuların amacı ne? | Faruk Alkan
Faruk Alkan

farukalkan@hotmail.com

Kuytulcuların amacı ne?

Mesele Kuytul Değil Kurtulmak İçin Aklanmaya Çalışanların Meselesi!

Kuytul meselesi aslında büyük bir olay değil, yıllık rutin haline geldi.

Eğer Akabe Vakfı ile iç Anadolu'da Selsebil Vakfı ayni anda bir olup Furkan Vakfına omuz verirse işte o zaman sıkıntı haline dönüşebilir.

Herkes yaşananları benzetmeler yaparak Pensilvanya Papazına bağladı ama

Olay ABD'nin başka eyaletinde kurgulanıyor!

Amerika bağlantılarının detaylarını daha sonraki yazılarda değerlendireceğiz.

Gelelim topraklarımızda neler oluyor? Sorusuna.

Furkan Vakfının Suriye'deki savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan yetim ve öksüz çocukların bakımını üstlenmesi boşuna değildi. Peki, neden bu alanı hemen doldurmaya çalıştı?

Çünkü amaç belliydi. İddialara göre Furkan Vakfı DAEŞ’e eleman yetiştirmek bu yolu seçmişti. Bundan daha ucuz bir yol da bulamazdı. Böylelikle yeni bir piyon merkezi oluşturularak hem Türkiye’de hem de Suriye’de eylem ve provokasyon gücü arttırılmış militanlar yetiştirilerek bir araya toplanmıştır.

Tabi bu esnada ABD’ye yapılan şikayetlerden anlaşılacağı üzere çocuk istismarcılığı da had safhaya çıkmıştır.

Dikkat etmemiz gereken farklı bir hususta 1993 yılında erkek çocuğuna istismar suçundan yargılanan İslamoğlu’nu burada hafızamızda tutuyoruz.

“Yıllardır her hafta yasa dışı gösteri yapan ‘Kuytulcu’lar, tüm uyarılara rağmen bugün Adana’da nevruz ile eş zamanlı yasa dışı gösteri yapmışlardır.

Olaya bir farklı bakış açısı da şöyle; Evde hanımını, erkek kardeşinin yanına çıkarmayan Kuytulcular şimdi anasını, eşini, bacısını neden sokaklara döktü?

Bu fetvayı nereden aldı?

Kadınları ikinci sınıf olarak bile görmeyen örgüt, kardeşinden sakladığı kadınlarını nasıl sokaklarda bağırtkan yaptı?

Fetva okyanus ötesinden gelirse neden olmasın? Böylelikle fetvasını almadan gaz çıkaramayanların namus ve kadın anlayışı da bir anda son buldu.

Amaç ‘Ulvi’ olunca Türk Polisi kadınlarımıza dokundu diyerek çığırtkanlık yapıp  devlet düşmanlığını arttırmak ellerince tuttukları grupları daha da marjinalleştirmek işlerine geliyordu.

Böyle bir algı ile müritlerini silahlanmaya bile zorlayabilir hatta devleti dinsiz ilan ederek daha öncekilerin yaptığı gibi ‘Dar-ül Harp’ iddialarıyla DEAŞ yapılanması haline dönüşüm daha kolay sağlanabilirdi.

Kuytulcuların uzun zamandır tüm tahrik, hakaret ve istismarlarına güvenlik güçlerimiz hep sabırla orantıyla mukabele etmişlerdir. Zaten bu bir tahrik operasyonuydu, daha çok sabrederek onların kurguladıkları bu tuzağa düşmemek gerekirdi.

 

Devletimiz bu konularda çok tecrübelidir. Artık kimin ne yapmak istediğini anında anlayabiliyor faaliyet ve amaçları hızlıca deşifre edilebiliyor. Aslında bu tarz grupların yaptığı eylemlere özel ekiplerle müdahale etmek gerekir. Çünkü devletin her biriminin operasyon kabiliyeti ayrı. Kimi toplumsal olaylara profesyonelce müdahale ederken kimi terör saldırılarına karşı daha tecrübeli…

Bu yaşananlardan ders almak gerekir diye düşünüyorum. Kuytulculara da şunu söylemek isterim;

Siz kuklası olduğunuz elin geçmiş eylemleriyle bu aziz devleti bir tutamazsınız! Bu topraklar ne Fransa ne de Amerika. Yerlisine, millisine ve mazlumuna her zaman kucak açmış, koruyup kollamış, sahip çıkmış bir kadim devletin içinde kurdun anaç vaktinde köpeklik yapıp ortalığa çıkarsan göreceğin muamele ancak bu kadar metanetli olur.

Kalemini kırdık diyenlerin boyunları kırıldı. Başta dediğim gibi çok büyütülecek çapta değiller vesselam. Devletimiz her zaman gerekenin en iyisini yapar.


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN