Anasayfa  >  Yazarlar  >  Ömer Faruk
Takke düştü kel göründü!

Ömer Faruk

11 Haziran 2020 - 18:22:50

Çıktı Al

Yorum (0)

Ömer Faruk

Malümunüz, bugünlerde eski siyasileri ekranlarda ve yazılı basında çok görmeye başladık. Acaba onlara mı ilgi var yoksa AK Partiye mi ayar çekiliyor. Biraz  siyasetten anlıyorsak AK Partiye, hatta Sayın Erdoğan’a ayar çekilmek istendiğini kolayca anlarız. 

Neden mi? Çünkü bir siyasi parti ne için kurulur? İktidar olmak için. Peki bugünlerde kurulan, hatta daha önceden kurulmuş olan Yeniden Refah, Gelecek ve Deva partilerinin iktidar olma şansı var mı? Kesinlikle yok. Peki o zaman niye kuruluyor bu partiler? Türkiye’de bir siyasi boşluk var mı? Yok, olmadığı gibi yapılan bazı anketler de AK Parti ve MHP nin içinde olduğu Cumhur ittifakının % 52-53 aralığında olduğunu gösteriyor.  Bir an için bu rakamların yanlı olduğunu düşünsek bile sol kesimin yaptırdığı anketlerde de yine cumhur ittifakının % 45 in üzerinde olması ülkemizde halen daha Ak Partiye ve Sayın Erdoğan’a güvenin devam ettiğini gösteriyor. O halde bu kurulan partilerin amacı ne? 

Bunun tek bir cevabı var, oda Erdoğan karşıtlığı.
Uzun bir süre Sayın Erdoğan’a danışmanlık yaptıktan sonra önce dışişleri bakanlığı, sonrada Başbakanlık yapan Sayın Davutoğlu Ayasofya konusunun tezgah olduğunu iddia ediyor ve Cumhurbaşkanının bu konuyu açıklaması gerektiğini söylüyor. Cumhurbaşkanı ile aynı dünya görüşüne sahip olduğunu düşündüğümüz Sayın Davutoğlu neden böyle konuşuyor. 
Sayın Babacan farklımı! Oda aynı, “vatandaşın ekonomik tablosuyla iktidarın ki çok farklı diyor.” Sanki AK Parti iktidarın da uzun yıllar ekonominin başında olduğu dönemde durum bundan farklı mı idi. Ama o dönem bunuN sorumlusu olan Sayın Babacan şimdi neden böyle konuşuyor. 

AK parti teşkilatlarında, belediyelerde veya Meclis üyeliklerinde görev alıp şu an görevde olmayan eski partililerinde bazı çıkışları Davutoğlu ve Babacan’dan farklı değil.  Eleştirinin tozunu kaçıran, mevcut yöneticilerin yaptıklarını beğenmeyen, kendilerinin vazgeçilmez olduğu hissine kapılan insanların bu durumunun nedeni ne? 

Bunun nedeni Dava insanı olabilmek için her şeyden önce dava olarak edinilen şey hukukunda çok ciddi bir şekilde bilgi edinmek, öğrenmek, kavramak ve bunun bilincinin sağlanması gerekirken bunun yeterince sağlanamamasından geliyor. Dava şuuru yerleşmeden görev alınınca makam ve mevki insanı değiştiriyor. Menfaatler öne çıkıyor, ben olmazsam bu dava da olmaz demeye getiriyor. Halbuki dava adamı  her şeyden önce bir İslami şahsiyet ve karaktere sahip olması gerekiyor. İslam`ı ve esaslarını kendisi için bir yaşam biçimine dönüştürebilenler ancak dava insanı olabilirler.  Dava insanı nefsini yenen, terbiye eden ve iradesini eğitendir. Öyle ki maddi ve manevi, gizli-açık ve iç-dış tüm düşmanlarına karşı en büyük silahı ve korumasıdır iradesi. Nefsinde ve iradesinde söz sahibi olan ancak bir dava insanı ve bir dava sahibi olabilecektir. Çünkü bir davaya güç vermek ve onun amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmak, bunda başarılı olabilmek için dava insanının ilk önce nefsini ve ruh terbiyesini mutlaka gerçekleştirmiş olması gerekiyor. Ruhunu ve nefsini terbiye etmeden, bunu gerçekleştirmeden, bir davaya, davasına yararlı olmak-olabilmek, bir dava insanı olarak da davasını yüklenmek mümkün olmayacaktır. 
Ak Partinin kuruluş değerlerine dönmesi elbette mümkün değil. Ancak  en azından gayret etmeli ve istekli olduğunu göstermesi gerekiyor. Siyaset 2002 de olduğundan bugün çok farklı mecrada. O dönemde ki ihtiyaçlar ile bugünkü ihtiyaçlar çok farklı. 18 yıllık iktidar yıpranmışlığı, yapılan hizmetlerin doyumsuzluğu ve her şeyden öte kolay unutan bir toplum oluşumuz. 

Evet AK Parti bir dava partisi olarak doğdu. Ama dava ruhu gün geçtikçe azaldı , güç sarhoşu olan  bazı teşkilatlar ve davaya yakışmayan davranışlar sebebiyle de bu kesim partiden uzaklaşmaya başladı. Yerine partinin bütün yükünü Sayın Erdoğan’a bırakan, onun yükünü sırtlayan değil yüküne yük katan teşkilatlar ve milletvekilleri geldi. Teşkilatlar ile kopuk olan milletvekilleri ne birde siyasetten gelmeyen, teşkilatları önemsemeyen bakanlar eklenince siyaset  dava için yapılır olmaktan çıktı, biraz menfaat, biraz da şan şöhret için yapılır oldu. 
Dava şuurundan girdik işi teşkilatlara , milletvekillerine getirdik. Evet, Getirdik ama şayet  partide teşkilatlarda görev alanlar, milletvekili olanlar bu şuurdan yetişenlerden seçilmiş olsa bugün ve  Davutoğlu, ne Babacan ve nede Şener ve daha bir çok ayrılmalar olmazdı.......

YORUM BIRAKIN
YORUMLAR  ( 0 Yorum )
Makaleye hiç yorum yapılmamış
DİĞER YAZILARI
BÖBREK KANSERİNDE İMMÜNOTERAPİLERİN ÖNEMİ
(DÜZELTME) TARİHİ YEDİKULE HİSARI RESTORE EDİLİYOR
GÜMÜŞHANE’DE VATANDAŞLAR YENİ COVİD-19 TEDBİRLERİNDEN MEMNUN
MİLLİON HAİR CENTER CEO’ SU FATİH KÖSE: ’’SAÇ EKİMİNİN EN ÖNEMLİ NOKTALARI ÖN SAÇ ÇİZGİSİ VE DOĞAL GÖRÜNÜMDÜR’’
RAHAT JEANLAR, 2020 SONBAHAR KOLEKSİYONU’NDA YERİNİ ALDI
TARİHİ YEDİKULE HİSARI RESTORE EDİLİYOR
AHESEN YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ
KADIN MODASINDA SEZONUN KLASİKLERİ GÖRÜCÜYE ÇIKTI
GİRESUN’DA KORONA VİRÜS TEDBİRLERİ ARTIRILIYOR
EYÜPSULTAN BELEDİYESİ KURSİYERLERİNE BAKANLIKTAN İKİ ÖDÜL
ZATÜRRE ANİ BAŞLANGIÇLI VE GENELLİKLE TEDAVİYLE HIZLA İYİLEŞEN BİR HASTALIKTIR
‘LİDYA YAZITI’ ANKARA’DA

SON DAKİKA GELİŞMELERİ

EN ÇOK OKUNANLAR