Künye
Menü
Fırat’ın Trabzon Aşkı. | Hüseyin DEĞİRMENCİ
Hüseyin DEĞİRMENCİ

komodor6161@hotmail.com

Fırat’ın Trabzon Aşkı.

1983 Yılında, Mersin’in Tarsus ilçesinde dünyaya geldi, 12 yaşına kadar hiçbir futbol takımına ilgi duymamıştı, ama bu yaşına kadar hep büyüklerin telkinleri ile büyüdü, sen şu takımı tut, yok bu takımı tut, olmadı şu takımı tutarsan sana hediye alacam diyen, abi ve amcalardan bunalıp sıkılarak geldiği 12. Yaşından sonra futbola ilgisi artınca, hangi takımın taraftarı olmalıyım diye düşünen Fırat KORKMAZ (evet sevgili kardeşimiz cefakar ve vefakar Fırat KORKMAZ’dan bahsedeceğim bu yazımda.) futbolla alakalı konuda araştırma yapmaya karar vermiş ve araştırmaya koyulmuş.

O hırçın, inatçı, araştırmacı ve bıkmayan yapısıyla, makaleler, Kitaplar ve ansiklopediler okudu, araştırdı, Avrupa ve Türk futbolu üzerine epeyce bir kafa yordu, sonunda taraftarı olabileceği üç takım üzerinde karar kıldı ve bu üç takım arasından birtanesini seçmesi gerektiğini biliyordu, bu takımlar İtalya’nın PARMA, 
İngiltere’nin LİVERPOOL ve Türkiye’nin TRABZONSPOR futbol takımları idi.

Daha sonra bu takımlardan PARMA’yı armasındaki haç işaretinden dolayı elemişti ve iki takım kalmıştı artık aklında, ikisini araştırmaya devam etti ve birde ne farketti, en formda ve en flaş dönemini yaşayan Liverpool, o dönemlerde hem ülkesinde hemde Avrupa kupalarında esip savuruyordu, yenmediği rakibi hemen hemen kalmamıştı derken, o dönem Trabzonspor’un Liverpool’u mağlup ettiğini gören Fırat KORKMAZ, artık kararını vermişti ve Trabzonspor’a aşık olduğunu ve taraftarı olduğunu hissetmeye başlamıştı.

 Artık vaz geçilemez bir aşkın başlangıcı idi bu sevda, bu kararından dolayı etrafında çok horlandı, ayıplandı ama o hiç yılmadı, çünkü diğerlerinden farklıydı onun aşkı, diğer tanıdıkları İstanbul’un üç büyük takımlarını, birilerinin telkinleri ile tutuyor, belkide kadrolarını bile sayamadığı takımların taraftarı olduklarını söylüyorlardı.

Fakat Fırat farklıydı, öylesine araştırmıştı ki Trabzonspor’u, bütün tarihini başarılarını artık çok iyi biliyordu, öylesine biliyordu ki, ben iddia ediyorum Trabzon’da ikamet eden en has Trabzonspor’lu birçok taraftardan bile  daha iyi biliyordu. 

Hergün günlük gazetelerden Trabzonspor’u takip etmeye başladı,
o artık, Hami, Şota, Ogün, Abdullah, Arçil, Orhan, Hamdi ve Lemi’li kadronun esiri olup, onlarla büyümeye başladı ve hayatının bütün alanında bunlar vardı.

Hep hayaller kurmaya başladı, en büyük hayali Trabzon’a gidip Mehmet Ali YILMAZ tesisleri gezmek, hayranı olduğu oyuncularla tanışmak, Avni Aker stadında sevdiği takımın maçını izlemek gibi Harika hayalleri vardı ve bu hayalleri ile yaşayan oğlunu gören sevgili annesi, bunun tek bir yolu var, seni Trabzon’lu bir bayanla evlendirelim diyip duruyordu Fırat’a, 
tabi bütün hayatını artık Trabzonspor üzerine şekillendirmeye başladı Fırat, öyleki okulunda bir kompozisyon ödevinde konu olarak bile Trabzonspor’un inter zaferini seçmişti, yanlışta yapmamıştı aslında, bu kompozisyon dan dolayı öğretmeninden 100 tam puan almanın yanında, bu kompozisyon ile okul ve Mersin il birinciliğide elde etmişti ve çok mutlu olmuştu Fırat.

Birgün;
Fırat KORKMAZ üniversite öğrenimi için Sıvası kazanmıştı, burada altı yıl kaldı, bu süre içerisinde bir tiyatro kulübü kurdu ve çok sayıda kayıtlı üyesi oluştu, bu kulüp Trabzonspor’lular tiyatro kulübü idi ve sadece içlerinde üç kişi Trabzon’lu vardı, bu kulüpte konu hep Trabzonspor oldu ve Trabzonspor üzerine oyunlar hazırlandı, oynandı, çokta ilgi topladı, 
derken, 2006 senesinin Ekim ayının 3’ünde ilk defa Trabzon’a gelen Fırat bu ilk ziyaretinde, bir çok hayalini gerçekleştirir, birçok ziyaretlerde bulunur ve bir çok kişi ile tanışır, oldukça da mutlu olur.

Bundan böyle de Fırat, defalarca maç izlemek için Trabzon’a gider ve bu gidişler bir okadar daha, Trabzon’a bağlar Fırat’ı ve inanılması zor ama filaş bir kararla,
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi 
Fen edebiyat Fakültesi Kimya bölümündeki öğreniminin son senesinde, okulunu bırakma kararı alarak,
tekrar sınavlara girer ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Maçka Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü kazanır.

Buradaki amacı Trabzon’a gitmek, orada yaşamak ve Trabzonspor’un maçlarına daha rahat gidebilmektir, öyle de oldu ve bundan sonraki hayatı Mersin Trabzon arasında mekik dokumakla geçti, 
derken;
tabi unutmadık sevgili annesi Trabzonlu bir kızla evlendirmek istemişti ya
Fırat oğlunu, o iş nasip olmadı, 
ama Fırat bunu dert etmedi çünkü hayatını birleştirdiği kadın, Trabzonlu değildi ama kendisi gibi fanatik bir Trabzonspor’luydu, buda Fırat’ın mutluluğu için yeterli bir unsurdu.

Fırat o kadar çok alışmıştı ki Trabzon insanına ve yöresine, artık bir Trabzonlu gibi yöresel yemeklerden hoşlanıyor, kuymak, kara lahana sarması, Mısır ekmeği, hamsi onun olmazsa olmazları arasında yerini almıştı bile ve has bir Trabzonlu gibi rahatlıkla 
BİZE HER YER TRABZON diyebilmekte idi.

O artık bizden biri olmuştu, biz onu o bizi çok sevmiştik, Allah ömür verdiği müddetçede bu böyle devam edecek.

Biz her zaman Fırat’ların çoğalmasını arzu ediyoruz ve onları çok seviyoruz, çünkü Trabzon’lu olmayıpta, Trabzonspor’u tutan taraftarlarımız, taraftarlıktan öte bizim kardeşlerimizdir ve onlar bizim velinimetimizdir.

Allah sayılarını bolca artırsın inşallah.

Trabzon’lu olmayıpta Trabzonspor’u tutan bütün kardeşlerimize selam olsun.

(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)


        YORUMUNUZU PAYLAŞIN