AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin 40'ta

Türkiye’nin kanayan yaralarından Hayvan Hakları Kanunu için müjde 40’ta geldi. Ak Parti Grup Başkanı Vekili Özlem Zengin, “Bütçe kanunundan sonra Hayvan Hakları Kanunumuzu yapacağız!” dedi

Daha iyi mobil deneyim için tıklayınız

Ekranların gündem yaratan tek programı 40’ta bu Perşembe Jülide Ateş, Ak Parti Grup
Başkan Vekili, avukat Özlem Zengin’i konuk etti. Formatını ve yapımcılığını BBO Yapım’ın
hazırladığı, Jülide Ateş’in sunumuyla Haber Global ekranlarından yayınlanan 40’ta,
konuklara 40 soru soruluyor ve 2 dakika içerisinde yanıtlamaları isteniyor. Eğer Jülide

Ateş uygun görürse ek süre veriyor.
İşte Özlem Zengin’li 40’tan satır başları:

MÜJDELİ HABER VEREYİM, BÜTÇE KANUNUNDAN SONRA HAYVAN HAKLARI

KANUNUMUZU YAPACAĞIZ!

JÜLİDE ATEŞ: Hayvan hakları yasası neden değiştirilemiyor?
ÖZLEM ZENGİN: Önce peşin peşin çok müjdeli bir haber vereyim. Bütçe kanunundan
sonra hayvan hakları kanunumuzu yapacağız, kesin yani yapacağız. Bütçeden sonra ilk iş
onu yapacağız. Hayvan haklarında çalışanlarından birisiyim mecliste, ben mecliste bir
sürü kanun çalışması yaptık, hiçbir kanunun bu kadar alaka gördüğünü görmedim.
Cumhurbaşkanımızla yaptığımız MKYK toplantısında gündem oldu, orada da söyledim
ben böyle bir şey görmedim şimdiye kadar, hayvan hakları ile alakalı bir sürü hayat
tarzından insan, inanılmaz alaka gösteriyor, yaş grubu olmaksızın…
Bu kanunla ilgili temel sorun nereden kaynaklanıyor? Birden fazla Bakanlığı ilgilendiriyor.
Bir Adalet Bakanlığı, iki Orman Bakanlığı’nı, Şehircilik Bakanlığı’nı ilgilendiriyor. Hem
ekonomik açıdan, hem de yargı açıdan baktığımız zaman mal olmaktan çıkarıp, onlarla
ilgili suç duyurusunda bulunma noktasına geldiğinizde Adalet Bakanlığı’nı yükünü
artırmayacak bir mekanizma kurmamız gerekiyor. Bu konuda resmi daha iyi görelim diye,
tüm siyasi partiler biraraya geldik araştırma kurulu kurduk. Mustafa Yerbey
Başkanlığında, onunla birlikte o kadar grup geldi ki. Ben de bir hayvanseverim, uzun yıllar
kedimiz vardı 11 yıl baktık, şimdi de Mirim adında çok yeni bir köpeğimiz oldu, çok yeni
bizimle birlikte bir Alman Kurdu. Avcıların ayrı meselesi var, yunuslarla ilgili ayrı, kuşlarla
ilgili ayrı, doğada yaşayan yabani hayvanlar o kadar geniş bir konu ki size anlatamam.
Herkesin beslediği hayvanlar var, bu konuyla ilgili çalışmalarımızı tamamladık, alternatif
bir değil 2 kanunumuz var, bütçeden sonra bu kanunu yapacağız. Sonuna geldik.

KAVGASI YAPILAN NAFAKALARIN ORTALAMASI AYLIK 300 TL

ERKEKLER NAFAKALARINI ÖDEMİYOR

JÜLİDE ATEŞ: Nafaka konusunda çözüm ne olmalı?
ÖZLEM ZENGİN: Şu an ki kanunumuz diyor ki gerekiyorsa süresiz de nafaka verebilirsiniz.
Herkese süresiz ver demiyor. Zaten süresiz de verilmiyor. Bir suiistimal var, bir insan
sadece 3 ay, 6 ay evli kaldığı için 10-11 yıl nafaka ödüyorsa bir sorun var demektir. Ama
öyle ayrılıklar olmuştur ki, kadın 3 günlük evlilikten öyle bir mağduriyet yaşamıştır ki
şiddete uğramıştır, organını kaybetmiştir; öyle bir kadına da 3 gün evli kaldığı için ömür
boyu nafaka vermek gerekebilir.
Keşke yargı bunu kendi içinde çözebilseydi, kanun düzenlemesine gerek kalmasaydı… Şu
an da bu problem olarak gözüküyor, nafakaların ortalaması aylık 300 TL, onu da

söyleyeyim, kavgası yapılan paranın ortalaması 300 liradır. Ödenme oranı da yüzde 40
civarında, çok az erkeğin nafasını ödediğini görüyorum. Bu konuda problem var, benim
birinci tercihim yargının bunu kendi içtihaklarıyla çözmesidir, çözmüyorsa öyle bir kanun
maddesi yazmalıyız ki kadınların bir ömür boyu koruyacak bir düzenleme ihtiyaç
olduğunu düşünüyorum.

HDP milletvekilerinden biri eşini dövüyor, kadın milletvekileri bunu bilip saklıyor. Başka
bir milletvekili bir kadına tacizde bulunuyor.
JÜLİDE ATEŞ: Artan kadın cinayetleri sayısı neden durdurulamıyor?
ÖZLEM ZENGİN: Genel Kurul’da özellikle HDP Grubu’nun kadın milletvekilerinin
kullandığı çok sert bir üslup var. Nezaket, insan olma sınırlarını zorlayan konuşmalar
yapıyorlar. Kendi partilerinde, kendi milletvekilerinden birisinin eşini dövdüğü, kadın
milletvekillerinin bunu bilip saklaması için eşiyle konuştuğu, daha fenası da kendi
milletvekilerinin bir kadına tacizde bulunduğuna dair çok önemli meseleler olurken;
bugün mecliste kürsüye gelen kadın milletvekilleri bizi, Ak Parti’yi tacize destek vermek
itham ediyor. Bunlar olurken de kendi partilerinde bu hadiseler yaşanıyor ama, kamuoyu
bilmiyor. Ak Parti’den evvel kadının adı yoktu. Kadınlar hiçbir imkana sahip değildi. 2011
yılını kadar resmi olarak kadın cinayeti diye bir şey yok, böyle bir kodlama yok. Ne zaman
ki alan açıldı, kadınların gidebileceği, başvuracağı alanlar oluştu, 6284 dediğimiz o çok
önemli kanun ortaya çıktı, kadınların gidebileceği mekanizmalar hayata geçti.
Bu sayının artması meselesi bu, bu konu görünür hale geldi. Bunlar zaten vardı. Son 2
yıldaki cinayet sayılarına baktığınızda, sayıların düştüğünü görürsünüz. 1 kadın hayatını
kaybettikten sonra bu sayıların azaldığının da anlamlı olmadığını düşünüyorum.

HDP kadın hakları konusunda samimiyetsiz!
HDP milletvekillerinden biri bir kadına tecavüzde bulunmuş!

JÜLİDE ATEŞ: HDP kadın hakları konusunda samimiyetsiz mi?
ÖZLEM ZENGİN: Ben samimiyetsiz buluyorum. Bunun en önemli sebebi biz meclisde
herhangi bir konuyu konuşurken, biz karşımızdakine bakıp ‘siz türbanlı başörtülü
soyguncularsınız, siz tacizcilerin yanındasınız’ bu laflar yenir yutulur laflar değil! Her şeyi
söylemenin bir üslubu var. Kimdir kardeşim tacize destek veren bana isim söyleyin, nasıl
bir topluluğa böyle bir hakaretti bulunabilirsiniz? Bir konuyu haddinden fazla kazarsanız
buraya kendiniz düşersiniz. HDP bunları söyledi söyledi, kamuoyu şunu gördü ki o gün
yanlarında oturan milletvekili arkadaşları karısın dövüyormuş, üstelik oradaki kadın

vekiller biliyormuş. Bir milletvekilleri bir kadına tecavüzde bulunmuş, bununla alakalı
başka milletvekilerini gidip destek istenmiş ve hiçbir tanesi gönüllü avukatlık yapmaktan
vazgeçmemiş. Ben bu samimiyetsizliği onların bize olan saldırıları karşısında gerçeği
anlatarak, onlara kendi hallerini göstermiş oluyorum.
Kız çocuklarını ufacık yaşlarda dağlara götürenler, onlara orada yaşamaya zorlayanlar,
annelerinden ayıranlar, eğitim haklarından koparanlar, onları terörün parçası yapanlar;
nasıl kadın haklarının birinci savunucusu olabilir? Bir çocuğun yeri annesidir. HDP’nin
yaşadığı ile anlattığı arasında uçurum var.

Kadına yönelik şiddetle alakalı Türkiye en ağır cezaları veren ülkelerden birtanesi!
JÜLİDE ATES: Kadın cinayetlerinden iyi hal indirimi neden kaldırılmıyor?
ÖZLEM ZENGİN: İyi hal indirimi töre cinayetlerinde uygulanmıyor zaten. Neden böyledir
bunu ayrıç konuşabiliriz ama dünya uygulalamalarında şöyle bir şey var: Ceza ile infaz
başka bir şey. Dünyanın hiçbir yerinde bir ceza için sonsuza kadar hapiste kalmak gibi bir
şey sözkonusu değil. Uluslararası hukukta gün ışığını görmesi var. Şu anda kadına yönelik
şiddetle alakalı Türkiye en ağır cezaları veren ülkelerden birtanesi. O yüzden
hapishanelerde inanılmaz bir doluluk var. Avrupa ortalamalarının çok üstünde. Cezaları
arttırarak suçları aşağı indiremiyorsunuz, maalesef durmuyor. Derler ya halk arasında
‘yatarı ne kadardır?” öyle bakıldığında en ağır ceza mevzuatıyla karşı karşıya Türkiye. Ama
bu çözüm değil. Çözüm başka yerlerde.

Soma’daki kardeşlerimizin alacaklarının tarafı devlet değil, kardeşlerimizin hepsi özel
şahıslardan alacaklılar!
JÜLİDE ATEŞ: Soma ve Ermenekli maden işçilerimizin tazminatları neden ödenmiyor?
ÖZLEM ZENGİN: Biz CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel ile en iyi çalıştığımız konulardan
birisi bu Soma meselesi oldu. Biz meclis kapanmadan beraber bir düzenleme yaparak
Soma’da hayatını kaybeden 301 madencilerimizle ilgili hiçbir problem kalmadı aslında.
Devletin taraf olduğu bütün konularla ilgili süreçlerimizi tamamladık.
Ben kardeşlerimizi dinledim, kendileri de biliyor ki onların alacaklarının tarafı devlet değil
aslında. Bu kardeşlerimizin hepsi özel şahıslardan alacaklılar. Davalarını kazanmışlar,
fakat muhatapları oldukları özel şirketlerde bu alacaklar meblağ olmadığı görülüyor. Belki
gerçekte var, belki kaçırdılar… 700 kişi kadarlar, ama alacakları toplamda 30 milyon
kadar. Bunların hiçbirisinin alacağı devletten değil. Özel şirketin bu borcunu ödemesi
konusunda pek çok kişiyle görüştüm, bir süre sonra da bunları nihayetlendirebileceğimizi,

söz vererek değil ama, çok büyük bir gayretim olduğunu arkadaşlarımızın da gördüğünü
biliyorum.

Ben yemek ikram ediyorum, arkadaşlar Kızılay’da tartaklanıyorlar!
Polis ve jandarmanın müdahalesini orantılı yapması lazım!

JÜLİDE ATEŞ: Tazminat haklarını arayan maden işçileri neden jandarma ya da polis
ablukasında?
ÖZLEM ZENGİN: Çok üzüldüğümü söylemem lazım buna… Bunları söylemek hoş değil
ama, randevu organize ediyorum, onları davet ediyorum, yemek ikram ediyoruz,
oturuyoruz sohbetimizi yapıyoruz, nasıl yardımcı olabileceğimi anlatıyorum, bu
arkadaşlar çıkıyorlar Kızılay’da bir basın açıklaması yapacaklar; tartaklanıyorlar! Ben
bunu anlamakta zorlanıyorum. Söyleyecekleri de ‘Biz Özlem Hanım’la konuştuk, elinden
ne geleceksek yapacağını söyledi’ ifadesini ileteceklerdi. O kadar çok telefon aldım ki,
orada Soma’da tetiklenmeye de çalışılan bir şey var. Oradaki madenci kardeşlerimiz de
bilerek başka şeylerle irtibatlandırılmaya çalışılıyor. Toplumsal olaylarda polise ve
jandarmaya düşen, onları her an bir gözün gördüğünü düşünerek müdahalesini orantılı
yapması lazım.

Türkiye’de kadınlarla ilgili kimse yasaklardan bahsedemiyorsa bunun sebebi Ak

Parti’dir.

JÜLİDE ATEŞ: Emekli General Ahmet Yavuz’a haksızlık etti mi?
ÖZLEM ZENGİN: Sıfatları bir kenara koyalım. Emekli, general, asker… Bunların önemi yok,
burada şu var: Ak Parti’den evvel Türkiye’nin kadınlarının yüzde 70’i yoktu, işsizlerdi, yok
olsun diye alkış tutuyordunuz. Dışarı dışarı diye alkışları kim tuttu bu ülkede? CHP’li
milletvekilleri bunu yapmadı mı? Artık Türkiye’de kadınlarla ilgili kimse yasaklardan
bahsedemiyorsa, bunun sebebi Ak Parti’dir.
Tweet’deki meseleyi yanlış anladığımı düşünmüyorum, onu okuyan herkes ben olduğunu
anlar zaten. Öyle anlaşılması istediği için ben kendisine o kadar ağır bir cevap verdim. Kuş
beyinliği dediği kendisinin cümlelerin bakınız, hakaret ettiği kadını özdeş kılarak, bana
hakaret ediyor, bana hakaret edene ben de cevap veririm! İster asker, ne olduğununun
hiçbir önemi yok benim için. Kimse mesleğinin arkasına sığınmasın! Üslup çok rahatsız
ediciydi, ben de kendisine gerekli cevabı verdim. Ben çirkin şeyler söylenmezse cevap
vermem, böyle hakaret edilirse cevabımı veririm. 



Diğer Haberler